Black Pencil

(NEDERLANDS)

 

" "

 

 

 

Ben Mehmed Siyah Kalem, insanlarin ve demonlarin ustasi...

 

 

 

 

Başlangiç

Visisonor Vakfi, ‘Notes from Anatolia’ başlikli bir araştirma projesi ile geleneksel Türk müzigi ve elektro-akustik müzik birleşimini araştiran ve deneyen bir proje gerçekleştirdi. ‘Notes from Anatolia’ nin içeriginin geliştirilmesinde; müzisyenlerin ve bestecilerin, geleneksel dogu ve bati enstrumanlarinin birlikte kullaniminin , ses uyumunun, elektro-akustik müzik kompozisyonlari ile geleneksel kompozisyon çalişmalarinin birleşiminin araştirilmasi ve geliştirilmesi amaç edinildi.

 

Bu süreç içerisinde, özellikle dogu kökenli enstrumanlarin elektro-akustik müzik alaninda degerlendirilmesinin çok degişik ve ilham verici fikirler ortaya çikarmasina ve teknik gelişimlerine tanik olduk. Bu sayede inanilmaz geniş açili imkanlarin oldugunu ögrendik. Ayrica, Türkiye’de ki meslektaşlarimizdan özellikle genç nesil sanatçilarin bu konuda çok hevesli olduklarini ve deneysel girişimlerde bulunmak istediklerini gördük. Dogu enstrumanlarinda Türk müziginde de kullanilanlari (ud, perküsyon) ile bati enstrumanlarinin, elektro-akustik kompozisyonlarda ki birleşimi ve kullanimi, bizi çok zengin ve bu zaman kadar kullanilmamis ve denenmemiş bir alana sürükledi. Karşilaştigimiz potansiyel karşisinda, bu projeyi ilerleterek sanat severler ile buluşturabilecegimiz, multimedia konser programi ortaya çikarma karari aldik.

 

 

 

Mehmet Can Özer (1981): Siyahkalem's Dance (Baglama & electronics)

 

 

Projenin içerigi

‘Ben Mehmed Siyah Kalem, insanlarin ve demonlarin ustasi.’

Mehmed Siyah Kalem yüzyillar boyunca bu sözü ile tanindi. Yapilan araştirmalar halen Siyah Kalem hakkinda kesin bir bilgi vermemektedir. Ne yazik ki çagi ve cografyasi tarih içerisinde kaybolmuş bir ustadir. Bilinenler; 15. yüzyilda Türkmenistan’da yaşamiş olabilecegi, bozkirlarda yaşayan ve o dönemlerde çok farkli kültür ve dinlerden insanlarin bir arada yaşadigi ortamlari canlandirmasi, göçerler, sıradan insanlar, dervişler, budistler, şamanlar, hiristiyan keşişler ve doğaüstü varlıkların oluşturduğu sürekli hareket halindeki toplumsal sahnelerin  söz konusu oldugu minyatürleri günümüze ulaşanlardir. Ayrica bu minyatürlerin bir ruloda toplu halde olmasi ve yine tarih içerisinde bilinmeyen bir sebeple bu rulolarin parçalanmis oldugu bilinir. Siyah Kalem’in sanatının eşsizliği sadece insan ve gündelik hayatı dışında, doğaüstü yaratıkları betimlemesinde de yatar. Siyah Kalem’in demonları yer ile gök arasında saltanat süren, insan varlığının karşı kıyısını temsil ederler. Iyi ile kötüyü birbirinden ayıran gerçeklik dengesi Siyah Kalem minyatürlerindeki ağırlık noktasını oluşturur. Birçoklarina göre, Siyah Kalem görsel sanati ve hikayesel anlatimi birleştirir. Siyah Kalem’in sanati, gerçekçi ve masalsal, sembolik ve kuramsaldir.

 

 

‘Black Pencil’ isimli performansin ilham kaynagi, bu minyatürlerin anlatim gücünden yani; bir yanda karmaşiklik ve bu karmaşanin yarattigi güç varken diger yanda da yumuşakligin inceligin ve yalinligin olmasidir. Yanilsama ve örnekleme, bazen yalin, bazen coşkulu, bazen ilkel ve bazende saf ve kibar. Bütün bu ögelerin anlatimi ve birlikte kullanimi, Black Pencil’projesinin en önemli ilham kaynaklarindan biridir.
Bu etkilenilen kavramlardan yola çikarak, müzisyenlerin dogu ve bati enstrumanlarinin harmanlanmasindan ortaya çikan yeni bir ses rengi , ayni zamanda farkli kökenli enstrumanlarin kendi karekterleri, Siyah Kalem’in kullandigi elementler ve sanati ile ayni bütünlüktedir. Netice olarak bu ses renklerinin elektroakustik müzik ile birleşimi ve ayrica bu proje için Türk halk şarkilarindan da ilham alinarak yapilan yeni bestelerle, dogaçlamalara da yer verilen, elektronik müzik ve video görüntülerinin de bulunucagi bir performans ortaya çikar.

 

Özellikle bu proje için Hollandali ve Türk besteciler yeni eser yazim çalişmalarindalar. Bu besteciler ; Roderik de Man (1941), Selim Dogru (1971), Gökçe Altay, Mehmet Can Özer (1981), Yigit Kolat (1984) ve Anthony Dunstan (1982). Müzik, Black Pencil’için özellikle oluşturulan daha önce eşine rastlanilmamiş bir müzik grubu için yapilmaktadir. Bu grubu oluşturan enstrumanlar; blokflütler (sopranino’dan kontrbas blokflüte kadar uzaniyor), panflüt, viyola, ud, perküsyon ve canli elektronikler diye çevirebilecegimiz live electronics.

 

Daha önce 'Notes from Anatolia' araştirma projemizde kullandigimiz elektroakustik müzik için olan dijital alt yapi, bilgisayar programlari ve teknik araçlar bu projede de kullanilacakdir. Ayrica bununla birlikte, besteci Mehmet Can Özer’in geliştirdigi, özellikle dogaçlama müzik için çok uygun bir bilgisayar programi ‘Aşure’ de kullanilacaktir.

Video projeksiyonunda bizi dinamik bir biçimde çevreleyecek, soyut bir formatta hareket halinde olan şekiller ve Mehmed Siyah Kalem’in minyatürlerinin  estetiginin ve renklerinin bir ayna yansimasi niteliginde olacak görüntülerden oluşacaktir.

 

 

Artistik direktör
  Jorge Isaac
Müzik
  Selim Dogru (Türkiye/Hollanda), Roderik de Man (Hollanda), Mehmet Can Özer (Türkiye), Gökçe Altay (Türkiye), Yigit Kolat (Türkiye/USA), Anthony Leigh Dunstan (Avustralya/Hollanda)
musicians
  Jorge Isaac (blokflütler & elektronikler, Hollanda), Matthijs Koene (panflüt, Hollanda), Esra Pehlivanli (viyola, Türkiye & Hollanda), Mehmet Polat (ud, Türkiye / Hollanda), Enric Monfort (perküsyon, Ispanya / Hollanda)
video
  Marcel Wierckx (Kanada/Hollanda)
production
  Visisonor Media Productions (2010)